Kelenderis Antik Kenti – Mersin

Kelenderis Antik kenti

Tatil için geldiğimiz Mersin’in Aydıncık İlçesinde neler yapabiliriz diye araştırırken Gilindire Mağarasını ve Kelenderis Antik Kenti’ni öğreniyoruz. İlk olarak Gilindire Mağarası’na gitmiş ve oldukça etkilenmiştik, üstüne bir de antik kenti duyunca oldukça şaşırdık. Küçük bir ilçede bu kadar çok tarih ve doğa güzelliği var ve bizim bundan haberimiz yok, kendimi ayıpladım doğrusu. Biz sadece denize girmek için gelmiştik ama nelerle karşılaştık, kısmet işte.



Gilindire Mağarasına gittiğim zaman oradaki görevliye sormuştum, Aydıncık’ta başka neler var nereleri gezebiliriz diye. Oradaki görevlide sağ olsun liman bölgesindeki tarihi kalıntıları görmediyseniz oraya gidin demişti. Ben de ertesi gün doğru liman bölgesine gittim ve doğrusu düşündüğümden daha büyük bir alanla karşılaştım. Görevli tarihi kalıntı deyince birkaç yıkık duvar, eski bir kilise falan vardır diye düşünmüştüm, koca bir şehir kalıntısı olduğu aklıma gelmemişti.

Liman bölgesine yine öğle arası sıcaklarda gittik, kazı alanında hala çalışmalar sürdüğü için etrafı çitlerle çevrilmiş ve giriş yasaktı. Öğle vakti olduğu içinde etrafta yetkili kimseler yoktu, yakındaki bir kafeden öğle arasından sonra çalışanların geleceğini öğrenince oturup bir şeyler içerek bekledik.

Çalışanlar gelmeye başlayınca içeriye girmek istediğimi söyledim onlar da bana yetkili olarak Levent Hoca’yı gösterdiler. Kazılar, Selçuk Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Levent Zoroğlu başkanlığında yapılıyormuş. Kendisiyle tanıştık sağ olsun bize yaptıkları çalışmalar hakkında bilgiler verdi ama kazı alanına alamayacağını söyledi. Henüz çalışmalar tamamlanmadığı için kazı alanına girişler yasakmış, üzüldük ama yapacak bir şey yok.

Kazı alanına kimse giremiyor ama kazıların ne zaman biteceği ise tam bir muamma, çalışmalar 1986 yılında başlamış ve kentin hala yarısı bile gün yüzüne çıkarılamamış. Bu açıdan bakınca da bütün çalışmaların bitmesi beklenirse orayı görmeye benim ömrüm yetmez diye düşünüyorum 🙁



Ben de alana giremesem de tel örgülerin etrafından dolaşarak görebildiğim kadar kazı alanını görmeye çalıştım. Bazı tarihi yapıları ve üstü çatıyla kapatılmış mozaiklerin bir kısmını görebildim. Burada gördüğüm ve oldukça garip olan şey ise burada hala yaşam devam ediyordu. Kazı yapılan alanın az yukarısında evler vardı ve o evler günlük yaşamlarına devam ediyorlardı. O evlerin elektrik-su tesisatları, kanalizasyon ihtiyaçları hatta ne bileyim bahçelerini suladıkları sular bile o tarihi mozaiklere zarar verebilir. Devlet neden burayı kamulaştırıp sit alanı ilan etmemiş ilginç doğrusu.

Kelenderis

Antik yazarların eserlerinde, MÖ iki binli yıllarda kurulduğu belirtilen şehirde yapılan kazı çalışmalarında MÖ 6. Yüzyıla ait buluntular elde edilmiş. Fenikeliler zamanında liman ve ticaret kenti olarak kurulmuş olan Kelenderis Antik Kenti oldukça parlak dönemler yaşamış ve zaman içerisinde Hititler, Asurlular, Sisamlılar, Mısırlılar, Romalılar, Bizanslılar, Emeviler, Karamanoğulları ve Osmanlıların egemenliği altına girmiş.

19. yüzyıldan sonra Mersin Limanının ortaya çıkması gibi sebeplerle önemini yitirmiş olan bölgenin bilinen en eski ismi Kelenderis iken zamanla Kalendria, Kelendri, Kilindria, Gelendir, Gilindir gibi isimlerle anılmış ve son olarak 1965 yılında Aydıncık adını almış.

Kelenderis Antik Kenti’nde 1986 yılında başlayan kazı çalışmalarında elde edilen verilere göre Kelenderis halkı hem doğu toplumlarıyla hem de batı toplumlarıyla ilişkilerini sürdürmüş ve ferah seviyeleri de oldukça yüksekmiş.

Kelenderis Antik Kenti’nde neler var

Roma hamamı, liman girişinde bulunan ve kısmen ayakta kalabilmiş antik yapılardan biridir. MS 4. yy sonu 5. yy başında inşa edilmiş ve 1960’lı yıllarda yol yapım çalışmaları nedeniyle bir kısmı yıkılmış. Kelenderis mozaiğinde Hamamın tamamına ait görsel bulunmaktaymış.

Tiyatro ve Kilise, 19 yy da yapıldığı tahmin edilen kilise mübadele döneminde Rumlar buradan ayrılana kadar kullanılmaktaymış. Tiyatroda yapılan çalışmalarda Roma dönemine kadar ulaşılmış.

Kelenderis Mozaiği, yapılan kazı çalışmaları sonucu 1989-1993 yılları arasında ortaya çıkartılan  12 X 3 metre boyutlarındaki zemin mozaiği, çalışmalarda bulunan en önemli eserdir. Hanyıkığı adı verilen mozaiğin üzerinde Kelenderis Antik Kenti resmedilmekte ve 1500 yıllık olduğu tahmin edilmekteymiş. Yağmur, dolu gibi doğa olaylarından etkilenmesini önlemek için mozaiğin üzerine bir çatı yapılarak koruma altına alınmış. Ben bu mozaiğin uzaktan sadece çatısını görebildim 🙁 Antik kentin resmedildiği bu mozaiğe bakılarak kazı çalışmaları yürütülmekteymiş ve bu sayede bir tersane ve bir de kemerli yapı bulunmuş. Yani bu mozaik bir tür kent planı, şehir haritası gibi bir şeymiş ve kente yeni gelen yabancılar hamam, kilise, yönetici vs nerede ne var bu mozaiklere bakarak bulurlarmış.

Mezarlar, oldukça farklı dönemlere ve kültürlere ait mezarlar bulunmuş, hatta bulunan küp ve amforalardan, Fenikeliler zamanında yakılan cesetlerin küllerinin saklandığı anlaşılmış.

Kale, iskelenin güneyinde deniz kenarındaki sarp yamaçların üzerinde eskiden bir kale olduğu tarihi kayırlarda bulunmaktaymış. Ama henüz orasının kazı çalışmalarına başlanmamış olduğu için bir tepeden başka bir şey görünmüyor.

Ben kazı alanına giremedim ama www.birbakistamersin.org.tr adlı sitede mozaiklere ait bir kaç fotoğraf buldum:

Kelenderis Antik Kenti nerede

Kelenderis, Anamur – Silifke karayolunda Anamur’a 52, Silifke’ye 80 Km mesafede, Aydıncık liman bölgesinde bulunan bir yarım adacık üzerinde bulunmaktadır. Ana yol üzerinde olduğu için ulaşımı oldukça kolay.

Keyifli gezmeler…

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir